Bize Mesaj Yollayın
info@terapilife.net
Haftaiçi: 16:00 - 21:00
Cumartesi:10:00-19:00

Bağlanma Perspektifinden Romantik İlişkiler ve Cinsellik

Bağlanma, bakım veren (anne figürü) ile erken dönem deneyimlerle şekillenir ve kendiliğin içsel işleyen modelleri (ya da şema) şeklinde somutlaşır. İşleyen modeller bir kez geliştikten sonra kişiliğin özü haline gelir ve bireyin bilişsel,duygusal ve davranışsal hareketlerinde kendini ortaya koyar.

Güvenli bağlanma da birey süreçte kendini değerli hissetme (kendilikle ilgili pozitif model) ve diğer insanların güvenilebilir, bağlanılabilir olduğu duygusunu geliştirir (diğerlerine ilişkin pozitif model).

İlişkilerinden pozitif beklentilere sahiptir ve partnerini yakınlık arayışında destekleyen rahat bir bağlanma davranışı geliştirir. Aynı zamanda yakınlık arayışı ile otonomi ihtiyaçları arasındaki dengeyi kurabilir; kendisini değerli hissetmesi karşı tarafın onayına bağımlı değildir. Stresle başaçıkabilme, olumsuz duygularla başedebilme, kendi anksiyetesinin farkına varma ve bunu yapıcı bir şekilde kullanabilme özelliklerine sahiptir. Beklendiği gibi bu bireyler yüksek güvene dayalı, memnuniyeti ve bağlılığı yüksek, çatışmanın, kıskançlığın ve duygusal değişkenliğin az olduğu bir ilişkilere sahiptirler. Güvenli bağlanmanın doğası ve güvenli bağlanmanın ilişki üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar; güvenli bağlanan bireylerin iletişime açık, ihtiyaçların farkına çabuk varan, partnerine karşı daha empatik ve sorumlu olan, karşı tarafın yatak odası içi ve dışı fiziksel, duygusal ihtiyaçlarını keşfetmeye daha açık bireyler olabileceğini göstermektedir. Yani güvenli bağlanma bireyde cinsel yaşamda kendinden emin ve rahat olmayı kolaylaştırır.

Kaygılı bağlanma da bireyin kendini değerli hissetme süreci kendisi için kökleşmiş şüpheler içerir (negatif kendilik) ve ötekinin kabülüne bağlıdır.

Bu yakınlık için abartılı bir uğraşa yol açar ve sevilmeme-reddedilmeye karşı aşırı duyarlılık oluşturur. Kaygılı bağlanan bireyler ilişkilerinde hipervijilandırlar (dikkat kesilme), kendilerini değerli hissetmek için sürekli bir güvence arayışı içindedirler, kıskançlık nöbetlerine kapılırlar, duygularını düzenleme de güçlük çekerler. Çalışmalar ilişkilerdeki bu işleyişin, kadınlarda daha güçlü olduğu yönündedir.

Kaçıngan bağlanma da birey bağlanma figürlerini güvensiz ve umursamaz olarak algılar ve bu nedenle destek için ötekine bağlanmayı tercih etmez (negatif kendilik ve diğerlerine ilişkin negatif model). Çekingen bireylerin özgüven değeri düşüktür, samimiyet ve karşılıklı bağımlılıktan rahatsız olurlar. Pozitif bir kendilik imajı oluşturmak için bağlanma ihtiyaçlarını reddetme eğilimdedirler, kısıtlı bir duygu dışavurumu ve ötekinden uzak durma yöntemini kullanırlar. Bu bireylerin ilişkilerinde düşük doyum ve düşük samimiyet vardır. Çalışmalar ilişkilerdeki bu paternin erkeklerde daha güçlü olduğu yönündedir.

Araştırmalar ne diyor ?

Bağlanmanın ilişki özellikleri ve cinselliğe etkisini araştırmak için pek çok çalışma yapılmıştır. Yaşları 24-67 arasında değişen 69 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada kaygılı bağlanma suçluluk ve utanç duygusu ile pozitif, cinsel yakınlık, cinsel istek, orgazm cevabı, cinsel doyum ve ilişki doyumu ile negatif ilişkiye sahiptir. Kaçıngan bağlanma ise cinsel istek ve cinsel doyum ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur . 273 heteroseksüel çift üzerinde yapılan bir çalışmada kadınlarda kaygılı bağlanma seksüel aktivitelerden kaçınma ve artmış cinsel sorunlarla ilişkili bulunurken, kaçıngan bağlanma cinsel birleşme sıklığında azalma, cinsel içerikli fantezi kurmada azalma ve yine cinsel sorunlarda artış ile ilişkili bulunmuştur . 200 kadın kolej öğrencisi üzerinde yapılan bir çalışmada da kaçıngan ve ambivalan bağlanma artmış cinsel problem ve azalmış cinsel doyum ile ilişkili bulunmuştur . Bu araştırmalara göre yüksek kaygı cinsel istekte azalmaya neden olmakta, yakınlaşma ve cinsellikten keyif alma ile ters ilişkili gibi görünmektedir. Güvensizlik kadında orgazm sıklığında azalma ve her iki cinste ise cinsel doyumda azalma noktasında belirleyicilerden biri gibi durmaktadır.

Cinsel doyumsuzluk sorunu yaşayan kaygılı partnerler doyumsuzluğu romantizmin düşüklüğü ile ilişkilendirirken, kaçıngan partnerler daha çok cinsel ilişkinin fiziksel kısmına odaklanır. Kaçıngan bağlanma ise masturbasyonda artış, cinsel ilişki sıklığında azalma, cinsel ilişkiden kaçınma, duygusal paylaşım içeriği daha az olan tek gecelik ilişkilere eğilim, cinsel ilişki ile aşkı birbirinden ayırma eğilimi ile ilişkili görünmektedir .

Cinsellik ve ilişkiler perspektifinden bakıldığında bağlanma tarzı ne olursa olsun; erkekler arasında, cinsel ilişki kurarak aldatma olasılığı, duygusal aldatma olasılığına göre daha fazlayken, yine bağlanma tarzı ne olursa olsun kadınlarda tersi geçerli gibi görünmektedir.

Bu yazı boyunca ele alındığı gibi bağlanma stilleri, anne-baba(bakım veren)-çocuk ilişkisi çerçevesinde öğrenilmiş duygu, tutum ve davranışlardır. Bir davranışın, duygunun ve tutumun olumsuzu öğrenilebilmişse;’’ sağlıklı ve güven dolu bir ortam, güvenli bağlanmış bir eş ya da psikoterapi…’’ sayesinde bu olumsuz öğrenmeler tersine çevrilebilir. Yani çocuklukta kaybedilen güven duygusu olumlu ve destekleyici bir ortam ya da psikoterapi sayesinde tekrar kazanılabilir. Ve şu an’ı evlilik/cinsel ilişkinizi yaralamasına izin vermeyebilirsiniz. Evlilik terapisti, İstanbul ilinde rahatlıkla ulaşılabilecek bir uzmanlık alanıdır. Geçmişin esiri olmaktansa, şu an’ın sahibi olmak için hiç beklemeden ilk adımı atın…

Sevgiyle kalın.

Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI
Çift ve Evlilik Terapisti & Cinsel Terapist

Kaynakça:
– Vajinismusu olan Kadınlarda Bağlanmanın Cinsel İşlevlere Etkisi-Dr. Engin ÇAKMAK
– Bowlby J. Attachment and Loss Volume 1. Pimlico edition, London 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar