Bize Mesaj Yollayın
info@terapilife.net
Haftaiçi: 16:00 - 21:00
Cumartesi:10:00-19:00

Erkekler Neden Sertleşememe Sorunu Yaşarlar?

Her cinsel sorun bir rahatsızlık ya da kaygıdan kaynaklanır; bununla birlikte, hiçbir şey zamanında meydana gelmeyen bir ereksiyon kadar yıkıcı olamaz. İşini kaybetmenin dışında hiçbir olay erkeğin kendini bu kadar işe yaramaz ve umutsuz hissetmesine yol açamaz. Ereksiyona ulaşamama anlamında kullanılan empotans, güçsüzlük ve başarısızlık anlamına gelir; diğer bir deyişle, erkeksi olarak kabul edilen her şeyin bir olumsuzlamasıdır. Erkekler özsaygılarını penislerinin dik durmasına sıkı sıkıya bağlamışlardır ve penisleri bazen havaya kalkmazsa kendilerini erkek gibi hissetmezler.

Halbuki cinsellik, iki kişi arasındaki ilişkinin özel bir boyutudur. Bireyin kişiliğinin her yönü ile ilişkilidir. Kişinin benlik kavramı, beden ve benlik algısı, bu bağlamda kendisini ve diğerini, sergiledikleri rollerini nasıl algıladığı, tutumları cinselliğin yaşanmasında ve dolayısı ile bozuklukların değerlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Cinselliğin yaşanması, birey olmak, tek başınalık, bağımsızlık, cinselliği özgürce yasayabilmek, kendini diğerine teslim edebilmek, diğerinin benzer yaşantılarına katılabilme, bir ve birlikte olmak, bütün olma, tek basına yeniden bütünlenme, diğerinin bütünleşmesine katkıda bulunma, onunla olmanın öznel ve özel durumunu algılama, varoluşun yeni boyutlarının keşfi anlamına gelmektedir. Cinsellik, bu anlamda yaşanmadığında cinsel işlev bozukluklarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca cinsellik kişinin benliği ve öznelliği için önemli olduğu kadar bireylerarası ilişkilerinde de rolü bulunmakla birlikte ilişkilerin ilerlemesi ve gelişmesinde de büyük payı bulunmaktadır. 

Erekiyon sorunları,kayıtlı tarih kadar eskidir ve bunları yaşayan erkeklerin kendilerine çektirdikleri eziyet de bu kadar eskidir. Hemen hemen tüm erkekler en azından birkaç kez, ereksiyona geçmek istedikleri halde bunu yapamamıştır ya da kötü bir anda ereksiyonlarını kaybetmiştir. Bu gerçekten bir sorun oluşturmamaktadır. Ancak genellikle cinsel birlikteliklerinde ereksiyona geçemeyen ya da ereksiyonunu sürdüremeyen erkekler ne olacak ? Ya da bir partnerle başarılı olup diğeriyle olamayan erkek ? Veya ereksiyonlarının eskisi kadar sert olmadığından yakınan erkekler ne olacaktır?

Biz terapistlere göre, bu konu sizi rahatsız ediyorsa, ortada bir sorun var demektir. Ancak çözüm, sandığınız yerde olmayabilir.

Ereksiyon sorunu olan birçok erkek, penislerini havada tutan bir işleme veya alete ihtiyaçları olduğunu düşünmektedir. Her şey bir yana, penisin işi sertleşmektir; bu durumda doktor belki bir ilaç yada enjeksiyon vererek bu yanılgı içindeki penisi doğru yola sokabilir. Ne yazık ki durum bundan biraz daha karmaşıktır.

Gerçek sorun genellikle erkeğin işlevinde değil, erkeğin işlevlerini nasıl yerine getirmesi gerektiği konusundaki düşüncelerindedir. Yine çok sayıda erkek penisleriyle ilgili insanüstü standartları ve mitleri tartışmasız kabul etmekte ve sonra da yalnızca birer insanoğlu olduklarını anlamaktadırlar. Ereksiyon sorunları hemen her zaman aşağıdakilerin bir sonucudur;

-Gerçekçi olmayan beklentiler,

-Uyarım eksikliği,

-Gerekli koşulların sağlanamaması,

-Ereksiyon gerekliliği üzerinde gereğinden fazla durulması vs.

Gerçekçi olmayan beklentilere bir örnek verecek olursak, ereksiyonlarının yirmi yıl öncesindeki kadar sert olmadığından yakınan 40-50 yaşlarındaki bir erkek verilebilir. Bu ‘’sorun’’ adamın aklını kurcalar ve bir takıntı haline gelirse, birgün hiç ereksiyona girememeye başlayabilir. 50 yaşındaki penisler, 20 yaşındaki penisler gibi hissetmeyebilirler ya da onlar gibi davranmayabilir. Yine de, fantezi idealindeki çelik kadar sert olan ve her zaman zıplayan penisler yollarına çıkmadığı sürece de, işlerini görebilir ve partnerine zevk verebilir. Böyle durumlarda düzeltilmesi gereken penis değil standartlar ve beklentilerdir.

Gerekli koşulların eksikliği birçok ereksiyon sorunlarına yol açmaktadır ancak çoğu erkek koşullarını yerine getirmenin önemini anlayamamaktadırlar ve en olumsuz koşullarda bile ereksiyona girmedikleri için kendilerinde bir bozukluğun olduğunu düşünürler. Halk arasında merak edilen birkaç konuya da açıklık getirip makalemi sonlandıracağım.

‘’Yaşlılıkta, Sertleşme Sorunu Kader mi?’’               

Erektil disfonksiyon oranı yaşlanmaya paralel olarak artmakla birlikte, yaslanmanın mutlak bir sonucu değildir. Yaslanma, erektil disfonksiyon için dolaylı bir risk faktörüdür. İleri yaslarda sıklıkla cinsel performansı bozabilecek tıbbi problemlerle birlikte seyrettiğinden, yaslı erkeklerdeki cinsel değişiklikler yaslanmanın bir sonucu olarak görülmektedir. Belirlenmişpotansiyel risk faktörlerinin varlığı, erektil disfonksiyonun her zaman yaslanmaya eslik etmediğini fakat yaslanmayla daha sık görüldüğünü düşündürmektedir. Yaşlanma ile özellikle damarsal, hormonsal ve nörojenik durumlara bağlı olarak bazı değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Yaslanma ile orgazmik adale kasılmaları zayıflamakta, ejakülasyon ve orgazm süresi uzamakta ve ejakülat atım gücü düşmektedir. Ereksiyon görsel, psikojenik ve genital olmayan uyarılardan daha çok, güçlü uyarılara yanıt veren bir duruma gelmektedir. Erektil disfonksiyon etiyolojik kökenine göre temelde organik ve psikojenik olarak ikiye ayrılır. Ancak, her organik bozukluğa zaman içinde psikojenik bir unsur  eklenmesi de olasıdır.

‘’Ürolog’a gittim, Psikolojik dedi.’’ 

Genellikle 40 yasın altındaki sertleşme sorunlarında psikolojik, 40 yaş üstünde de organik kökenli olarak ortaya çıkmaktadır. Psikojenik erektil disfonksiyon oranı 50 yas üstü erkeklerde yaklaşık %10 iken, tüm erektil disfonksiyonlu hastaların %45’inde psikojenik sorunlar vardır. Psikojenik nedenler; depresyon ve anksiyete, önceki travmatik cinsel deneyimler, kendine güvensizlik, cinsel rolde kuşkular gibi duygusal problemler, eşteki fiziksel bozukluklar ve çekiciliğin kaybolması gibi nedenler yanında,partnerini kaybetme korkusu, ailesel geçimsizlik ya da kültür farklılığı, cinsel mitler veya iş stresi gibi sosyoekonomik faktörler de olabilir. Psikojenik kaynaklı sertleşememe problemlerine en iyi örnek, ilk cinsel deneyim ve/veya gerdek gecesi ereksiyon problemidir. Hasta daha önceleri ereksiyon sorunu tanımlamazken, gerdek gecesinde heyecanlanma ve stres gibi nedenlerle psikojenik erektil disfonksiyon (sertleşememe bozukluğu) meydana gelebilir. Bunun dışında, gebe bırakma veya bulaşıcı hastalığa yakalanma riskinden korkmaya bağlı gelişen anksiyete de erektil disfonksiyona neden olabilir. Bu durumdaki erkekler genellikle mastürbasyon sırasında normal ereksiyon olabilirken, cinsel ilişki esnasında erektil yetersizlikten yakınırlar.

‘’Psikiyatrik rahatsızlığım, Ereksiyonumu etkiler mi?’’

Psikiyatrik rahatsızlık ve empotans arasında doğrudan bir neden ve etki ilişkisi olmamakla birlikte, empotans gerçekte çeşitli nörotik durumlar ya da herhangi bir seksüel  anormalliğin semptomu da olabilir. Bazı vakalarda nevrozun mu önce geldiği ya da nevrozun cinsel başarısızlığı mı takip ettiği açık değildir fakat birinin diğerini şiddetlendirdiği bilinmektedir. Empotans, genellikle fonksiyonel psikoz da, özellikle iç kaynaklı depresyon ve şizofreni de ortaya çıkmaktadır.

Empotansın birçok çeşit nedenini bilmekle birlikte, bu koşullar altında çok sayıda erkeğin gerçekte empotans yaşamadığını biliyoruz. Ve erkeklerin spesifik olarak bir terapiye katılmayarak potansiyellerini örttüğünü de biliyoruz. Cinsel terapilerimizde, söz konusu olan her bireyin doğuştan gelen özelliklerinde psikososyal ve biyofiziksel faktörlerin birleşik etkisini göz önünde bulunduruyoruz. Buradan bulduğumuz cevaplar, bazı değişkenlerin ve kimi koşulların neden bir erkekte empotans oluştururken diğerinde oluşturmadığını anlamlı hale getiriyor.

Erektil disfonksiyon yaşayan erkekler genelde sorunlarının kaynağını organik bir sebebe dayandırma eğilimindedirler. Psikolojik bir sorunun kaynaklık etmesi fikri onlara anlamsız gelebilir. Buradan hareketle gitmedik ürolog, yapmadık testosteron, hormonsal testleri bırakmazlar hatta cerrahi müdahaleyi bile düşünürler. Lakin özellikle cerrahi müdahale (protez,mutluluk çubuğu,emplantasyon vs.) geçirmek için bir aceleniniz varsa bunun nedenini dikkatle düşünmenizi öneririz. Böyle bir yolun ne gibi sorunları halledeceğine inanıyorsunuz? Bu konuda okumak yada bir terapisti görmek konusunda neden bu kadar isteksizsiniz? Çelik gibi sert penisi bir penisi mucize olarak görmek büyük bir hata olacaktır. Bu olay size yalnızca ereksiyon sağlayacak bunun dışında bir yardımı olmayacaktır. Cinsel isteğinizi yada cinsel becerilerinizi arttırmayacak, bir partner bulmanızı sağlamayacak ya da seks konusunu konuşma gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır.

 

Sevgiyle kalın..

 

Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI

Cinsel Terapist

 

 

Kaynakça

-Seks Terapi El Kitabı – Joseph LoPiccolo,Leslie LoPiccolo

-Erkek Cinselliği – Bernie ZİLBERGELD 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar