Bize Mesaj Yollayın
info@terapilife.net
Haftaiçi: 16:00 - 21:00
Cumartesi:10:00-19:00

Psikolojik Kaynaklı Sertleşmeme ve Performans Kaygısı

Erkek cinsel işlev bozuklukları arasında yer alan sertleşmenin halk dilinde ve tıbbi literatürde farklı kullanımları mevcuttur. Bunlar erektil disfonksiyon,empotans,erektil işlev bozukluğu,sertleşememe, iktidarsızlık ki biz cinsel terapistler iktidarsızlık kavramını kullanmamayı yeğleriz. Makalem de bu durumu ‘Sertleşme Bozukluğu/Sertleşme’ olarak ele alacağım.

Eskiden beri Sertleşme Bozukluğu tanısı,danışanın cinsel performans için yeterli ereksiyonu sağlama ve devam ettirme becerisiyle ilgili kişisel bildirimlerine dayandırılır. Bunun yanında damarsal,hormonal veya nörojenik belirleyicileri kapsayan belirli organik faktörler esas alınarak organik veya psikolojik şeklinde sınıflandırılır. Belirtilen faktörler önemli derecedeyse ve hastanın geçmişi,sertleşme belirtilerinin başlamasıyla hastanın tıbbi durumu arasında zamansal bir bağ olduğu izlenimi veriyorsa organik,fizyolojik durumdan kaynaklı sertleşme bozukluğu olarak görülür. Psikolojik kaynaklı bir sertleşme bozukluğu tanısıysa geleneksel olarak,belirli organik faktörlerin yokluğunda konulan dışlama tanısı olarak kullanılır.

Birincil ve İkincil Empotans

Bunun yanında sertleşme bozukluklarına literatürde Masters ve Johnson birincil ve ikincil empotans olarak yeni bir tanımlama getirmiştir. Koital (penis vajina birlikteliği) teması başarıyla gerçekleştirmek için yeterli ereksiyonu asla başaramayan ya da sürdüremeyen erkeğin durumu birincil empotans olarak sınıflanırılırken,ya homoseksüel ya da heteroseksüel birleşmeyi başarıyla gerçekleştirebilen erkek,sonradan bir başarısızlık yaşamaya başlarsa bu durumu birincil değil ikincil empotans olarak değerlendiriyoruz. Fizyolojik durumlardan kaynaklanan başarısızlıkla,bilinçli ya da bilinçsiz psikolojik rahatsızlıkla sağlam organizmanın yaşadığı başarısızlık arasında geçerli ayrım yapılabilmektedir. Birincil empotansa, örneğin cinsel aktiviteye karşı, dinsel ahlak ve kontrolden kaynaklanan çocukluk döneminde maruz kalınan sert öğretiler yol açabilirken ikincil empotans, yıllardır son derece sıkıcı biçimde devam eden bir evlilik sonucunda olgun yaşlarda ortaya çıkabilir. Kariyer sınırlarındaki hayal kırıklıkları ve karşılıklı suçlamalar, çocuk büyütmede yaşanan anlaşmazlıklar, kişisel mahremiyetin yetersizliği ve romantizmin artık yok olması erkeği depresyon noktasına getirir. Bu, ikincil empotansı yaratabilmenin dışında en azından aynı partnerle bu problemin devam etmesine de neden olmaktadır. Tedavi sürecinde kimi vakalarla cinsel isteklilikten ziyade evliliğin kişilerarası yönleriyle uğraşılmaktadır. Aşırı sert ahlaki bakış açılarının neden olduğu birincil empotans tedavisi , organik güçlüklerden ziyade ruhsal dinamiklere yönelik olmaktadır. Gerçekte ikincil empotans yaşayan erkekler, kendisini cinsel başarıdan ziyade duyguları ve keyifli haliyle beğendiğine ikna eden bir partner bulduklarında spontane biçimde iyileşeceklerdir. Çünkü bu tutum, başarısızlığın temelinde yatan performans anksiyetesini hafifletecektir.

Performans Kaygısı, Başaramama Korkusu

Performans anksiyetesi erkeğin yeteri kadar hızlı ereksiyon olamayacağını,ereksiyonunun yeterli olamayacağını ya da erken sonlandıracağını düşünerek strese girmesidir.

Erkek bir kez sertleşme sorunu yaşadığında bundan sonraki ilişkisinde de benzer deneyim yaşayacağı endişesine kapılır ve bir kısır döngü içine girer.

Kişi cinsel tatmin yerine performansı üzerine odaklanır ve ilişkiden zevk almamaya başlar.

Erken boşalan ya da intravajinal olarak boşalamayan erkek, empotans olarak değendirilemez. Ancak erken boşalma, özellikle kadının yaşam stili ve son zamanlarda yaşanan değişimlerle, ciddi bır problem haline gelebilir.Geçmişte erkekler, sadece kendileri için cinsel tatmini başarma düşüncesine şartlanmışlardı.Oysa bugün genç kadınlar,kendileri içinde cinsel tatmin ve orgazm talep ediyor ve bekliyorlar; onların bu beklentisi,erkekleri güç bir pozisyona sokuyor ve sıklıkla kendini gerçekleştiren başarısızlık korkusunu şiddetlendiriyor.

Partnerinize karşı birçok olumsuz duygu taşıyorsanız, onunla seks yaparken suçluluk duyuyorsanız,onunlayken uyarılmıyorsanız, onunla yaşadığınız deneyimler gerginse, aklınızda başka konular varsa, ereksiyona girmeniz gerektiği düşüncesi nereden kaynaklanıyor? Cevap tabii ki bellidir, cinsel koşullanmamız.

Öğrenmeyle ilgili olarak burada sözü edilmesi gereken önemli bir yön de, sertleşmiş penislere verilen orantısız önemdir. Biz erkekler ereksiyona girme konusunda hep tehlike içindeyiz; tehlike de olan yalnızca belirli bir cinsel olaydaki sertleşmeme durumu değil, erkek olarak benliğimizdir. Tehlike de olan bunca şey olduğu için, ereksiyon eksikliği, yan komşuda veba olduğu haberinin alındığı andaki duygularla karşılanmaktadır.

Erkek ereksiyona girmiyorsa, bunun nedeni gerekli koşulların yerine gelmemiş olmasıdır ve erkek paniğe girer. Net bir şekilde düşünme yeteneğini kaybeder ve kendiyle ilgili korku ve kaygılar geliştirir.

Bu kısır döngü, bazen yalnızca penisin tek bir cinsel karşılaşmada sertleşmeyi kabul etmemesinden kaynaklanır. Erkek artık tepeyi aşmışsa,neyi olduğunu merak eder. Bu olayın, diğer erkekler kadar iyi olmadığını ya da bir eşcinsel olduğunu gösterdiğini düşünür. Panik içinde, kendini partnerinde uzaklaştırır,böylelikle olayın kötü bir biçimde sona ermesini ve kaygılarının artmasını kolaylaştırır.

Bu panik hemen çözüme ulaştırılmazsa ciddi bir sorun başlıyor demektir. Bundan sonraki cinsel karşılaşma, tahmin ve endişelerle beklenir. Bu karşılaşma iyi giderse, erkeğin endişeleri sona erer. Kötü giderse, korktuğu şey başına gelmiş demektir. Bundan sonraki karşılaşma çok önemli olacaktır. Riskler çok yüksektir. Gereğinden fazla stres yaratılmıştır. Erkeğin penisi, iş göremeyecek koşullar altına girmiştir. Erkek penisine endişe içinde ne kadar bakar ve ne olduğunu merak eder, kendisini yeniden utandırıp utandırmayacağını düşünürse, penis canlılığını bir o kadar yitirir.

Erkek, yaşadığı deneyimin olabildiği kadar az kötü olmasını sağlamak için elinden geleni yapar. Bunu amaçlı olarak yapmıyordur ancak bunun dışında yapacak bir şey gelmez aklına. Kötü yaşanan ikinci bir deneyim, işleri daha da kötüye götürecektir. Kısa süre sonra, erkek bir partnerle birlikteyken hiç ereksiyona girmediğini anlayacaktır. Koşullarını göz ardı ettiği ve penisine çok fazla yük bindirdiği için, bu organı artık işlevini görmeyi reddetmektedir.

Sertleşme sorunu yaşayan erkekler genelde sorunlarının kaynağını organik bir sebebe dayandırma eğilimindedirler. Psikolojik bir sorunun kaynaklık etmesi fikri onlara anlamsız gelebilir. Buradan hareketle gitmedik ürolog, yapmadık testosteron, hormonsal testleri bırakmazlar hatta cerrahi müdahaleyi bile düşünürler. Lakin özellikle cerrahi müdahale (protez,mutluluk çubuğu,emplantasyon vs.) geçirmek için bir aceleniniz varsa bunun nedenini dikkatle düşünmenizi öneririz. Böyle bir yolun ne gibi sorunları halledeceğine inanıyorsunuz? Bu konuda okumak yada bir terapisti görmek konusunda neden bu kadar isteksizsiniz? Çelik gibi sert bir penisi mucize olarak görmek büyük bir hata olacaktır. Bu olay size yalnızca ereksiyon sağlayacak bunun dışında bir yardımı olmayacaktır. Cinsel isteğinizi yada cinsel becerilerinizi arttırmayacak, bir partner bulmanızı sağlamayacak ya da seks konusunu konuşma gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Bir süredir ereksiyon sorunlarınız varsa ve ne yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız bu alanda çalışan bir cinsel terapistten destek almak yerinde olacaktır.

Sevgiyle Kalın..

Uzm.Psk.Dan. Eyüp SARI
Cinsel Terapist

Kaynakça:Erkek Cinselliği – Bernie ZilbergeldYeni Cinsel Terapi –H.Singer Kaplan 

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar